Siteyi en iyi şekilde kullanabilmek için " Google Chrome " tercihimizdir. Kullandığımız kodlar, gifler ve diğer görsel materyaller Explorer'i kasmaktadır. Bu nedenle en iyi, hızlı ve kesintisiz biçimde Chrome sağlamaktadır.

* Salvio Hexia RPG



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Matt Scott Rydér

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Matt S. Allison
Muggle* Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
Matt S. Allison

Mesaj Sayısı : 2
Galleon : 4
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 28/12/10

Matt Scott Rydér Empty
MesajKonu: Matt Scott Rydér   Matt Scott Rydér I_icon_minitimeSalı Ara. 28, 2010 9:07 pm

Büyüleyicisiyah bir kuş pencerenin önünden huşuyla geçiyordu. Onun havada süzülüşünüizlemek insanın üzerine inanılmaz bir mutluluk salıyordu. Uçmak, özgür olmak. Matt bu duyguyu hissetmeyeli epey olmuştu. İçindeki isyankâr ruh çığlıklarla hemenQuidditch sahasına gitmesini istiyordu. Bu mutluluğu teninde tekrar hissetmekbedenini kapladığını görmek istiyordu. Mutsuzlukla dışarıdaki havaya baktı.Sabahın tüm güzellikleri ve Ekim' in tüm kasvetini toplamış Matt’i isyana davetediyordu. Bugün Ekim'in son günüydü ve belkide bir kaç ay içindegörebilecekleri son güneşli gündü. Gözlerinde elle tutulabilir bir mutsuzlukvardı. Kendini hapsedilmiş gibi hissediyordu. Özgürlüğü kısıtlanmıştı. Tek görüşgünleri ise Çarşamba'larıydı. Onun da gelmesine daha 4 gün vardı. Henüz Quidditch maçları da başlamamıştı. Ruhu sıkılıyordu. Kalbide ona eşlik edergibi az atmaya başlamıştı. Damarlarında kanının akmasını sağlamanın tek çaresivardı. Vücuduna hava desteği vermek. Pencerenin yanındaki koltuğu ayaklarıylaiterek doğruldu. Vücudunda somut bir istek dolaşıyordu. Yaşamasının tekçaresinin ne olduğunu bilen ölüme mahkûm bir tutuklu gibiydi. Yatakhaneyeilerleyerek yatağının yanında komodinin kenarına koyduğu süpürgesini aldı.Süpürgesinin pürüzsüz sapını elinde dolaştırırken ateşin vücudunda kalbinedoğru ilerlediğini hissedebiliyordu. Gözlerinde kimsenin anlam veremeyeceği birışık parıldıyordu. Bunu sadece bir Quidditch Oyuncusu anlayabilirdi. Süpürgesininucuna altın harflerle işlenmiş yazıya baktı;"Ateşoku". Yüzündeki gurur ve kibir karışımı duyguylayatakhanenin soluk kahverengi kapısını açarak ortak salona ilerledi. Ateşokunualdığı günü hatırlıyordu. Öyle mutluydu ki. Daha önce hiç şeker yememiş bir çocukgibi ilk kez süpürgeye bindiğini hissetmişti. Daha önce hiç bu kadar muhteşembir hediyesi olmamıştı. Şimdilerde pek rövanşta bir süpürge olmasa da ogünlerde alabilmek için dükkânın önünde kuyruk olurdu. Ateşoku gibi bir kaçsüpürge daha çıkmıştı. Ama Ateşokları popülerliklerini hep korumuştu. Hala ençok kullanılan süpürgeler arasındaydı. Matt onu ellerinde kırılacak bir eşyagibi taşıyarak portre deliğinden tırmandı. Giriş Salonundaki araziye açılanbüyük ve ihtişamlı kapıya doğru ilerledi. Heyecanlı bir kalabalık onu içineçekmeye hazır gibiydi. Ama o onlara aldırmadan arazinin muhteşem havasıylaciğerlerini doldurdu. Herkes bu akşam ki balo için heyecanlıydı. Durmadankostümleri ve saçları hakkında konuşuyorlardı. Matt onları duymamaya çalışıyordu.Çünkü kendisi de onlar gibi baloya hazırlanmalıydı ve bu süreç onun havadakalacağı zamanı daraltıyordu. Diğerleri gibi heyecanlı değildi. Ama etrafayayılan söylentilere göre şimdiye kadar ki en muazzam balo olacaktı. Bu CadılarBayramı Büyük Salon' da kutlanmak yerine Balo Salonunda kutlanılacaktı. Mattbunu duyduğunda söylentilerin gerçek olabileceği kanısına varmıştı. BaloSalonu, içinde her türlü gösteriyi sağlayabilecek kadar büyüktü ve çeşitlisihirlerle donatılmıştı. Matt en sonBalo salonuna girdiğinde ne için orada bulunduğunu hatırladı; Savaşta ölenkahramanlar için yas töreni. Balo ağlıyor gibi görünüyordu. Slytherin'lerinbile üzüldüğü görülebiliyordu. Ki bu odanın sihrinin bir parçası gibigörünüyordu. Oda kendini içindeki kutlama ve anma gibi törenler içinhazırlıyordu.

Gecenin nemiyle ıslanmış çimleri ezerek Bekçi kulübesinin arkasındaki patikadanQuidditch sahasına ilerliyordu. Yasak Orman çekiciliğini ve gizemlerinikullanarak insanları içine çekmeye çalışıyordu. Öğrenciler arazinin ıslaklığınaaldırmayarak çimlere yayılmıştı. Matt’i de onlar gibi bu ortamın etkisindeydi.Öğleden sonraki dersler iptal edilmişti. Ki bu da bu Cadılar Bayramı' nınHogwarts' ın tarihine geçeceğinin bir kanıtıydı. Ayaklarının altında ezilençimlerin seslerinin dışında sessizlikle Quidditch Sahasına ilerledi. Artıkadımlarını çamurlaşmaya başlamış toprakta atıyordu. Vücudunu kaplayan birsıcaklık ellerine doğru ilerledi ve Ateşokunu istemsizce kaldırmasını sağladı. MattAteşokuna atladığında tüm hapsedilmişliğinin üzerinden gittiğini hissetti.Neşeyle çığlık attı. Hava onu sevinçle kucaklamıştı. Gökyüzüne doğru hızlauçtu. Ateş oku hızlandıkça o sesini daha da yükseltiyordu. Gülümseyerek Tutucu çemberlerinin içinden geçti. Kahkahalarıyla sarsılan Quidditch sahası onubırakmaya niyetli değildi. O da onu. Elinde olmadan gülümseyip çığlıklar atarakAteş okunun havayı yararken çıkardığı sesleri kuvvetlendiriyordu. O kendinikaybetmişken saatinin tik taklarını duyamıyordu. Zaman gittikçe ilerliyordu.Bir saat sonra Cadılar Bayramı Balosunun başlayacağının farkında bile değildi.Nefes almak ve vücudunu dinlendirmek için havada birkaç saniyeliğine durakladı.Beyninde biraz önce ona buraya gelmesini söyleyen şimdi ise kızgınlığa bürünmüşbir ses saate bakmasını söylüyordu. İstemsizce sol elini kaldırıp kıyafetininkapattığı saati gün ışığına çıkardı. Gözleri dehşetle açıldıktan bir saniyesonra yere dalışa geçti. Toprağı ezerken gittikçe hızlanıyordu. Artık koşmayabaşlamıştı ki arazinin bittiği noktaya, Hogwarts kapısına vardı. Arazininhavasını son bir kez ciğerlerine çekerek Hogwarts’ın heyecan kokan havasınadaldı. İnsanlar telaş içinde koridorlarda koşturuyordu. Birçoğu kıyafetlerinigiymişti bile. Matt onların yanından geçerken büyük bir tezat oluşturuyordu. Diğerlerikostümlerini üzerine geçirmişken o terli eşofmanlarıylaydı. Koridor boyuncakoşup ortak salonuna vardı. Ev cinlerinin telaşlı sesleri duyulabiliyordu.Portre deliğini hızla açarak içeriye daldı. Arkadaşlarından bazıları onaşaşkınlıkla seslenirken o elini aceleyle sallayarak yatakhaneye koştu. Dün gecehazırladığı kıyafeti gardıropta asılı duruyordu. Ama önce sıcak bir duşagirmeliydi. Buna zamanı yoktu. Bildiği tüm sihirleri zihninde gözdengeçiriyordu. En sonunda sık kullanılan bir sihir aklına geldi.
Asasını vücudunun etrafında gezindirerek; "Aklapakla" diye mırıldandı. Vücudundakikirler vantuzla emilirmiş gibi asasının içine ilerlerken o temizlendiğinihissediyordu. Şimdi temizlenmiş olan vücuduna en sevdiği parfümünü sıkarakkıyafetini giyindi. Saçları kendisinden geçmiş gibi görünüyordu.

Adımlarını kendinden emin bir şekilde ortak salona çevirdi. O içeriyegirdiğinde birçok bakışı üzerinde hissedebiliyordu. Utangaç bir gülümsemesuratını kaplarken çekingen bir şekilde portre deliğinden tırmandı. Bukıyafetle çok zor oluyordu. Aslında kesimi kolay hareket edebilmeyi sağlıyordu.Ama Matt böyle bir kıyafeti ilk kez giyiyordu. Kendini şimdiye kadar hiçolmadığı gibi hissediyordu; Yakışıklı ve çekici. Koridorlardan geçerkenbakışlar üzerine çevriliyordu. Suratının kırmızıya dönüştüğünühissedebiliyordu. İçinden Keşke bu olmasa diye diliyordu. Ama bu gecenin böylegeçeceği belliydi. Ona yüzyıllarmış gibi gelen birkaç dakika sonra BaloSalonunun kapısı gözüktü. Salonun ışıklandırması koridora yansımıştı. Dahasalona girmeden içini bir heyecan bürüdü. Salon bitene kadar görevlilerdenbaşka kimse görememişti. Birçok kişi içeri akın ediyordu. Matt kapıdan içeriyiadımladığında nutkunun tutulduğunu fark etti. Hogwartsta daha kaç tane sürprizyaşayacaktı. Hayatı boyunca hiç böyle bir görkem görmemişti. Zorluklayutkunarak etrafına bakınıyordu. Keşke 10 tane gözüm olsaydı diye düşündü.Çünkü etrafı bir an önce gözlemleyebilmeyi istiyordu. Oda siyah ve kırmızınınaşkıyla döşenmişti. Salonun ışıklandırması on metre yukarıda süzülen oyulmuşdevasa balkabaklarının içinden gelen ışıkla yapılıyordu. Masalar oyulmuş devasabalkabakları şeklinde dizayn edilmişti. İnsanlar içine girip oturabiliyorlardı.Siyah perdeler pencerelerin etrafından dolanıyor ve odayı bir çadıradönüştürüyordu. Dans pisti salonun büyük bir kısmını kaplıyordu ve danspistinin üzerinde muazzam bir ışıklandırma vardı. Burayı Muggle'larındeyimiyle; bir Diskoya dönüştürmüşlerdi. Matt şaşkınlık içinde masalardanbirine geçti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bendis Reneé Harvey
Muggle* Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
Bendis Reneé Harvey

Mesaj Sayısı : 13
Galleon : 18
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 17/12/10
Yaş : 24
Nerden : Ankara.*

Matt Scott Rydér Empty
MesajKonu: Geri: Matt Scott Rydér   Matt Scott Rydér I_icon_minitimeSalı Ara. 28, 2010 9:16 pm

Betimleme: 16 Puan.
Anlatım: 20 Puan.
Görünüm(renklendirme,boyut vs.): 12 Puan.
Yazım Kuralları: 12 Puan.
Konu: 15 Puan.

Toplam: 75 Puan.

Fazlasıyla imla hatanız vardı. Konunuz fena değildi. Beyaz arka planda kırmızı göz yorucu ve dikkat dağıtıcıydı. Anlatımınız güzeldi. Betimlemeleriniz de güzeldi.


İyi Rp'ler.

_________________
Matt Scott Rydér 2033

Akşam olunca kızıla benziyo evlerin çatıları,
Ağaçlar yeşil bir efsane gibi
Suya düşüyo yapraklar,
Biraz ilerden küçük bir kız çocuğu geçiyo
Elinde oyuncağı varağlıyo,
Hıçkıra hıçkıra
Yaprakların üzerine,
Damla damla kan düşüyo
Rüzgarla birlikte savruluyo
Uzaklaşıp el sallıyo küçük kız gülümseyerek!
Oyuncağı hiç susmadan ağlıyo
Peşinden koşup yetişmeye çalışıyorum
Ama çok geç !
Yerde bir bez parçası buluyorum,
Üzerinde şöyle yazıyo:
Oyuncağını ben çaldım,
Onu artık arama...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Matt Scott Rydér
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Role Play Kartı Oluşturma :: Role Play Game Perdesi :: Puan Belirleme-
Buraya geçin: